Yozgat İl Müftüsü Ali Gülden: FETÖ bunun en canlı örneği

Yozgat İl Müftüsü Ali Gülden: FETÖ bunun en canlı örneği

Yozgat İl Müftüsü Ali Gülden tarafından “Din İstismarının Önlenmesi Bağlamında Sahih Dini Bilginin Önemi” konulu sohbet programı düzenledi.

A+A-

Yozgat İl Müftüsü Ali Gülden tarafından “Din İstismarının Önlenmesi Bağlamında Sahih Dini Bilginin Önemi” konulu sohbet programı düzenledi.

YouTube üzerinden yayınlanan Din İstismarının Önlenmesi Bağlamında Sahih Dini Bilginin Önemi” sohbetinde izleyicilere bilgiler veren Yozgat İl Müftüsü Ali Gülden, son zamanlarda en çok konuşulan konulardan birisi de istismar konusu olduğunu söyledi.

Gülden, “İstismarların en başında bildiğimiz üzere din istismarı gelmektedir çünkü din istismar edildiğinde insanlar dini istismar etmeye başladığında aslında her şeyi istismar edebilecekleri anlamına da gelir. Kuran-ı Kerimde yüce rabbimiz şöyle buyurur onlar dini yalnız Allah’a has kılmak ve ibadeti de yalnızca Allah’a etmekle emir oldular buyurur. Efendimiz bu ayeti kelimeyi izah mealinde şöyle buyurur din samimiyettir efendimizin dilinden bu tespit dökülünce arkadaşları kime karşı samimiyettir hey Allah’ın resulü şeklinde sual yönetirler efendimiz Allah’a onu peygamberine mükminlerin önderlerine ve tüm mükminlere şeklinde dini Allah’a has kılmanın sınırlarını bu şekilde geniş bir alanda izah eder ve samimi olmaya dikkat çeker. İçinden geçtiğimiz zaman teknolojinin hızla iletişimimizi güçlendirdiği ulaşılmaz mekanlara çabukça ulaşabildiğimiz bilgilerin çok etkin bir şekilde yayıldığı ama bir taraftan da bu yaygınlığı oranında yanlış bilgilerin saptırıcı bilgilerin istismar alanlarında bir o kadar çoğaldığına şahitlik etmekteyiz. Çocuk istismarlarını, kadınların istismar edilmesi toplumda bir çok alanın istismarına şahitlik ediyoruz.”dedi.

DİNE KARŞI SAMİMİYETİN KAYBEDİLMESİNİN İZLERİ OLARAK KARŞIMIZA ÇIKMAKTADIR

“Ekonomik sıkıntıların imkanı olanlar tarafından istismar edilmesinden başka bir şey olmadığını da hep beraber şahitlik ediyoruz.”diyen Gülden, “ Saydığımız bütün bu istismar alanların temeli kişinin dinine karşı inandığı değerlere karşı olan samimiyet ve sadakatini kaybetmesinin iz ve eserleri olarak karşımıza çıkmaktadır.”dedi.

Müftü Gülden, şöyle devam etti: “Yüce Rabbimiz ayeti kelimede dikkatimize sunduğu ölçekte ki o Allah’a karşı samimi olmayı yakaladığımız an hayatımızın her safhasında samimiyetin yakalanacağı istismar alanlarının aşağıya doğru çekileceğini göreceğiz. Toplum olarak yakın zaman önce toplumun bütününü sarsan bir din istismarı faaliyeti ile yüz yüze geldik FTÖ örneği bunun en canlı örneği ama bu sadece bir örnek olarak kalacak bir durum da değildir. Biz dinimizi gerçek kaynağından Kitabımızdan öğrenmediğimiz sürece o kitapta ki emir ve uygulamaları Efendimizin sünnetinden yaşam tarzından onun bize gösterdiği örneklerden almadığımız sürece önümüzde ki süreçte her an dini anlamda ahlaki anlamda beşeri anlamda istismar ortamlarıyla sık sık yüz yüze gelebileceğiz demektir. Hayatımızın birçok alanında karşılaştığımız ve gündeme gelen istismar alanları ortadan kaldırmak istiyorsak mutlaka Kitabımızın ilk emrine kulak verip önce onu okumak onu anlamak dini bilgimizi kaynağından öğrenmek suretiyle onu doğru hale getirmek sayı hale getirmek bir Müslüman’ın öncelikli görevleri arasındadır bu bilgiye kaynağından öğrendikten sonra o bilgileri hayata nasıl tatbik edileceği noktasında ki örneği ile şüphesiz ki efendimizin sünnetinden onun uygulamalarından almamız gerekecektir. Ayetlerde ve kitabımızda bize emir buyrulan gerek ibadet gerek mualemat gerek sosyal ve ahlaki hayatımızı ilgilendiren hususlarda ilgili emirler kişilere havale edildiğinde herkes oradan kendi anladığını uygulamaya kalkacak ki böyle bir kaos ortamına sebep olacağı açıktır. Efendimizin uygulamaları onun sünneti bizim doğrudan sapmamamız için yegane ölçü olarak önümüzde durmaktadır. Efendimiz aramızdan ayrılmadan önce size iki şeyi emanet bırakıyorum onlara sarıldığınızda asla sapıtmazsınız Allah’ın kitabı ve onun peygamberin sünnetidir şeklinde Allah’ın kitabını ve kendi sünnetini bize emanet olarak bırakmış ve bu emanetlere sahip çıkıldığında bu dünyada ki hayatımızın sapmaktan ve saptırılmaktan uzak doğru sahih bir yaşantı olacağına dikkat çekmiştir.”diye konuştu.

Yeniufuk

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.