Şok eden Yozgat tespitleri! ‘Abartmıyorum koronavirüs’ten daha tehlikeli’

Şok eden Yozgat tespitleri! ‘Abartmıyorum koronavirüs’ten daha tehlikeli’

Yozgat Çamlık Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Tarık Yılmaz, Yozgat’ta yaşayan insanların ruh halini tanımlayan çok çarpıcı tespitlerde bulunan bir yazı kaleme aldı.

A+A-

Yozgat Çamlık Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Tarık Yılmaz, Yozgat’ta yaşayan insanların ruh halini tanımlayan çok çarpıcı tespitlerde bulunan bir yazı kaleme aldı.

Yılmaz, yazısında, “Bu kış daha yorgun, daha mutsuz bir tablo çıkıyor karşıma. Umuda ve yarınlara dair karanlık bir tablo çizmek istemiyorum. Yozgat’a ve insanına bakış açım hiçbir zaman umutsuzluk çizmedi. Fakat yorgunluk bazen ağır basıyor omuzlara. Yozgat’ı bu kış daha yorgun, dermana muhtaç, bir gayret eylemlere, bir gayret söylemlere ihtiyaç duyar halde gördüm. Sanki daha çok çekiştiriyoruz memleketi. Biraz orasından biraz burasından ama hiçbirimiz aynı taraftan çekmiyoruz. Çekiştirdikçe daha da yoruyoruz. İnsanları mutsuz, hatta bulaşıcı bir mutsuzluk hastalığı taşıyoruz. Abartmıyorum covid-19’dan tehlikeli.”dedi.
 

İşte Tarık Yılmaz “Yorgun Yozgat” başlıklı yazısı..

Özellikle kış mevsiminde daha yorgun gelir gözüme Yozgat!
Derin derin izler, binalarındaki yaşantıları, sokaklarından gelip geçenleri, koşuşturan insanları, gönüllerdeki duyguları gözlemlerim.
Bir anda zihnimde sayısız olay belirir, sayısız olay silinir!
Yozgat’a bakarken siyah beyaz olur bir ara zihnimdeki şehir. 
Fötrlü insanlar, at arabası sesleri, tek düze müstakil binalar, bina yığınlarını henüz omzuna almamış tepeler…
 Baktıkça, düne dair dinlediğim olaylar canlanır, bu güne dair yaşanmışlıklara bakarım.
Nedenler sıralanır.
Ve o bir yorgunluk çöker omuzlarıma.
Güneş varlığını eksik etmese de kış soğuğunun yorgunluğunu kaldırmıyor üzerinden.
Caddeleri, sokakları, kaldırımları, evleri ve insanları.
Bu kış daha yorgun, daha mutsuz bir tablo çıkıyor karşıma.
Umuda ve yarınlara dair karanlık bir tablo çizmek istemiyorum. Yozgat’a ve insanına bakış açım hiçbir zaman umutsuzluk çizmedi. 
Fakat yorgunluk bazen ağır basıyor omuzlara. 
Yozgat’ı bu kış daha yorgun, dermana muhtaç, bir gayret eylemlere, bir gayret söylemlere ihtiyaç duyar halde gördüm.
Sanki daha çok çekiştiriyoruz memleketi. 
Biraz orasından biraz burasından ama hiçbirimiz aynı taraftan çekmiyoruz. 
Çekiştirdikçe daha da yoruyoruz.
İnsanları mutsuz, hatta bulaşıcı bir mutsuzluk hastalığı taşıyoruz.
Abartmıyorum covid-19’dan tehlikeli.
Dokunduğu yeri darmadağın ediyor. Önce gözlerde, sonra kaşlarda ve bakışlarda.
Giderek yayıldığında hareketlerde ve devamında sinirsel dünyada ciddi bir tahribata neden oluyor.
Yorgunluk insanlarından caddelerine sirayet ediyor.
Durup dinlenmeye vakit var mı, toparlanır mı bu hastalıktan insanlığımız.
İşte buna dair bir reçetem yok elimde.
Ama şunu biliyorum ki, şehrin üzerindeki yorgunluğunu atacak büyüklere ihtiyaç var.
Eş, baba, ağabey, mahalle bakkalı, muhtar, başkan, daha üst başkan, müdür, yardımcısından müdür, siyasetçi vs…
Garip bir durum.
Heyecanla göreve başlayan, henüz Yozgat’a gelmiş yöneticiyi de düşürüyor ağına.
Üzerimizdeki ağırlıkları atma yeniden bir kere daha silkelenme vakti geldi de geçiyor.
Yorgun Yozgat, caddeler yorgun, kaldırımlar yorgun, çehreler karamsar.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler