Ahmet Emin Seyhan

Ahmet Emin Seyhan

Kadınlar başı açık namaz kılabilir mi?

A+A-

Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 06.02.2003 tarihli gerekçeli kararında belirttiği üzere kadınların başı açık namaz kılmaları kesinlikle caiz değildir.


Günümüzde bazı kimseler, başın abdest organlarından olduğunu, bu organların ise örtülmesinin farz olmadığını ileri sürerek “kadınların başı açık namaz kılabileceklerini” iddia etmişlerdir.


Oysa “dini bir ibadet olan namazda” örtülmesi gereken yerler yine “dinî kaynaklarda” “setr-i avret başlığı” altında incelenmiştir. Setr-i avret, namazın şartlarından biri olup namazda avret yerlerinin örtülmesi anlamına gelir. Avret kavramı ise “bir zaruret bulunmaksızın insan vücudunda açılması helal olmayan, namazda ve namaz dışında örtülmesi farz ve başkalarınca da bakılması haram olan yerleri” ifade eder. 

Avret mahallinin kapsamı, erkeğe ve kadına göre farklılık arz eder. Erkeğin avret yeri, Hanefî, Malikî, Şafiî ve Hanbelî’lerin oluşturduğu fakihlerin çoğunluğuna göre “göbekle diz kapağı arasıdır.” Hanefîler ise diz kapağını da avret mahalline dâhil etmişlerdir. Hz. Peygamber bir sözünde; “Müslüman erkeğin uyluğu avrettir”  buyurmuş, bir başka sözünde ise “erkeğin örtülmesi farz, bakılması haram olan yerlerinin “göbeği ile diz kapağı arası” olduğunu” ifade etmiştir.


Hanefî, Malikî ve Şafiîlerle, Hanbelîlerdeki hâkim görüşe göre, “bir kadın, el ve yüz dışında kalan “bütün bedenini” örtmelidir.” Hanefî mezhebindeki bir görüşe göre ise “ayaklar” avret kapsamı dışındadır. Şafiî ve Hanbelî mezheplerinde ise kadının namazda örtmesi gereken yerlere ayak da dâhildir, ancak Hanefî mezhebinde kadının çıplak ayakla namaz kılması caizdir. Bütün bu görüş ayrılıklarının sebebi ise “Onlar (kadınlar), kendiliğinden görünenler hariç zinetlerini göstermesinler” âyetindeki “kendiliğinden görünenler hariç” ifadesine yapılan “farklı yorumlardan” kaynaklanmaktadır.


Görüldüğü üzere bütün mezheplere göre kadınların namazlarını kılarken başlarını örtmeleri farzdır.
Hz. Aişe’den nakledilen bir rivayete göre Ebû Bekir'in kızı Esma, üzerinde ince bir elbise olduğu halde Rasûlullah’ın huzuruna girmiş, Hz. Peygamber de ondan yüzünü çevirerek, “Ey Esma! Kadın ergenlik çağına ulaşınca, -el ve yüzünü işaret ederek- şurası ve şurası müstesna artık onun –yabancılar tarafından- görülmesi doğru olmaz” buyurmuştur. Başka bir hadiste ise, “Allah ergenlik çağına ulaşan kadının başörtüsüz olarak kıldığı namazını kabul etmez” buyurmuştur.


Görüldüğü üzere bu sahih hadisler, buluğ çağına ermiş Müslüman bir hanımın “tesettüre riayet etmesini ve namaz kılarken saçlarını ve diğer avret mahallini örtmesini” emretmektedir. Nitekim temel hadis kaynaklarında Hz. Peygamber’in hanımlarının evlerinde başörtüsüyle namaz kıldıkları ve “Hz. Peygamber’in de buluğa eren genç kızların başörtülü olarak namazlarını kılmaları gerektiğini söylediği” bilgisi yer almaktadır. 


Özetle, Hz. Peygamber zamanından günümüze kadar gelen uygulama (yaşayan sünnet) “kadınların namazlarını başörtülü olarak kıldıklarıdır” ve İslam toplumunun da ortak kanaati bu yöndedir.
Sonuç olarak, namazda ve namaz dışında örtülmesi gereken avret mahalli, erkeklerde diz kapağı ile göbek arası, kadınlarda ise el, yüz ve ayaklar dışındaki bütün bedendir. Kadınlar namaz kılarken vücut hatlarını belli etmeyecek ve vücudun rengini göstermeyecek nitelikte bir elbise giymek ve namazlarını öyle kılmak zorundadır. Dolayısıyla kadınların başı açık namaz kılmaları dinen caiz değildir. (07.03.2008)
 

Önceki ve Sonraki Yazılar