Bozok Üniversitesi kendini savundu! Açıklama vicdanları rahatlatmaktan uzak kaldı

Bozok Üniversitesi kendini savundu! Açıklama vicdanları rahatlatmaktan uzak kaldı

Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde yaşanılan olayla ilgili bir açıklama yaptı.

A+A-

Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde yaşanılan olayla ilgili bir açıklama yaptı. Yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada vicdanları rahatlatmaktan uzak kaldı.

Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde Seyfullah Seyhan isimli hastanın yaşadığı sıkıntının ardından yapılan haberlere cevap verdi.

 Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, haberde söylenildiği gibi durumunu söz konusu olmadığı belirtilerek, “Kimi basın yayın organlarından yayınlananların aksine insan sağlığını ve hasta haklarını her şart ve durumda önceleyen hekimlerimiz ve hastanemiz bundan sonra da aynı hassasiyetle görevini yerine getirecektir” dedi.

Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde yaşanılan olayla ilgili bir açıklama yaptı. Yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde bir hastamızla alakalı olarak çeşitli basın organlarınca yapılan haberlerle ilgili bir açıklama yapma ihtiyacı duyulmuştur.

Söz konusu haberle ilgili olarak habere konu olan Seyfullah Seyhan isimli hasta, 09.02.2021 tarihinde genel cerrahi polikliniğe ayaktan başvurusunu yapmış, yapılan fizik muayenesinde sağ kasık fıtığının olduğu Genel Cerrahi Doktor Öğretim Üyesi Mehmet Kağan Katar tarafından tespit edilmiştir. Ancak acil ameliyat gerektirecek herhangi bir sıkışma veya boğulma gibi bir durum olmamıştır. Hastaya kasık fıtığı nedeniyle ameliyat olması gerektiği fakat acil bir ameliyata gerek olmadığı, elektif şartlarda ameliyat olması gerektiği Dr. Katar tarafından bildirilmiştir. Hasta durumu anladığını ve elektif şartlarda ameliyat olmayı istediğini belirtmiş bunun üzerine hastaya 16.02.2021 tarihine ameliyat için randevu verilmiştir. Fakat hastaya, ameliyat öncesi hazırlıklarının yapılması için 15.02.2021 tarihinde tekrar hastaneye gelmesi Dr. Katar tarafından hatırlatılmıştır.

Hasta tüm söylenilenleri anladığını ve belirtilen tarihte hastaneye geleceğini ifade ederek hastanemizden ayrılmıştır. 15.02.2021 tarihinde hasta Seyfullah Seyhan polikliniğe ameliyat öncesi hazırlığının yapılması amacıyla başvurusunu yapmış işlemlerinin tamamlanmasının ardından, ertesi gün ameliyat edilmek üzere izinli olarak (kendi isteğiyle eve gitmek istediğine dair ıslak imzalı belge mevcuttur) evine gönderilmiştir.

16.02.2021 tarihinde sabah 09:00’da hastamız ameliyat olmak üzere servise yatırılmış, ameliyat öncesi tüm hastalara yaptığımız gibi bu hastamıza da damar yolu açılmıştır. Günün ilk vakası olarak kalın bağırsak kanseri nedeniyle yatmakta olan hastamız Dr. Katar tarafından belirlendiği ve bu kanser ameliyatının beklenenden daha uzun (5-6 saat) süreceği durumu söz konusu olunca, Seyfullah SEYHAN isimli hastamızın ameliyatının mesai saati içerisinde yetişmesi mümkün olmayacağından, diğer hastamızın ameliyatı devam ederken Seyfullah Seyhan’ın ameliyatının ertesi güne ertelenmesini Dr. Katar, hemşire hanımlarla hastamıza bildirmiştir.

Bunun üzerine hastamız, ertesi sabaha kadar hastanede kalmak istemediğini eve gitmek istediğini belirtmesi üzerine izin belgesini (hastanın ıslak imzası bulunmaktadır) imzalayarak hastanemizden ayrılmıştır.

Bazı basın organlarında yer alan haberlerin aksine; hasta polikliniğine başvurduğunda acılar içinde kıvrandığı haberleri gerçek dışıdır. Hastamız Ankara’da ameliyat olmak istemediği, Yozgat’ta ameliyat olmak istediği için Hastanemize ayaktan başvurmuştur. Ayrıca iddia edilenin aksine hastanın acil ameliyat edilmesini gerektirecek rahatsızlığı da bulunmamaktadır. Diğer yandan ameliyatının, ameliyat gününde yapılamamasının nedeni iddia edildiği gibi Dr. Katar’ın keyfi bir davranışı olmayıp,  aksine Türkiye’de birkaç merkezde yapılabilen Laparoskopik Rektum Kanseri (Kapalı Kalın Bağırsak Kanseri Ameliyatı) ameliyatının tahmin edilenden daha uzun sürmesidir.

Kimi basın yayın organlarından yayınlananların aksine insan sağlığını ve hasta haklarını her şart ve durumda önceleyen hekimlerimiz ve hastanemiz bundan sonra da aynı hassasiyetle görevini yerine getirecektir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
İlgili Haberler