BEYDER’in konuğu Hüseyin Hilmi Arslan oldu

BEYDER’in konuğu Hüseyin Hilmi Arslan oldu

Bozok Eğitim, Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (BEYDER) tarafından geleneksel olarak her hafta düzenlenen sohbetlerin bu haftaki konuğu Eğitimci-Yazar Hüseyin Hilmi Arslan oldu.

A+A-

Bozok Eğitim, Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (BEYDER) tarafından geleneksel olarak her hafta düzenlenen sohbetlerin bu haftaki konuğu Eğitimci-Yazar Hüseyin Hilmi Arslan oldu.

“Gökten Yıldız Düşüren Adam: Ali Tavşancıoğlu” başlıklı sohbetinde Hüseyin Hilmi Arslan, merhum Ali Tavşancıoğlu’nun mücadelesi hakkında dinleyicilere özetle şunları söyledi: “Ali Tavşancıoğlu hayatının büyük bölümünü ailesinin Ankara’da olması nedeniyle Ankara’da geçirmiş, kendi ifadesiyle 35 yaşından sonra Yozgat’a memleketine dönmüştür. Ali ağabeyin tahsil hayatı, özellikle de liseden sonrası bazen özel bazen de ideolojik nedenlerden dolayı oldukça sıkıntılı geçmiştir. Ankara üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okumasına rağmen tamamlamamış; Eskişehir ve Konya’da kazandığı bölümleri ise yine yarıda bırakmıştır. İş hayatında da seyyar satıcılıktan inşaat işçiliğine, tezgâhtarlıktan icra kâtipliğine kadar farklı alanlarda işler yapmışsa da, yazarlık ve yayıncılık asıl ilgi alanı olmuştur. Bunları yaparken de asıl amacı hiçbir zaman para kazanmak olmamıştır. Yozgat’a döndüğünde önce buradaki bir yerel gazetede çalışmaya başlamış, sonrasında gazete yönetimiyle anlaşmazlığa düşünce ayrılmış ve müstakil olarak dergi ve kitap yayıncılığıyla uğraşmıştır. Elinden gelen en iyi iş olması nedeniyle önce “Şehriyar” isimli dergiyi sonra da “Kün Edebiyat” dergisini bir grup arkadaşıyla birlikte çıkarmışsa da her iki dergi ağırlıklı olarak dağıtım ve ekonomik zorluklar nedeniyle yayın hayatını sürdürememiştir. Daha sonra, yine kimsenin kolay kolay göze alamayacağı yayıncılık faaliyetine girdi ve “Kün Yayıncılık” adıyla 30 civarında kitabın basımını gerçekleştirdi. Şuara¬yı Bozok, Niğdeli Divan Şairleri ve Kastamonu Küre İnebolu Temaşası isimli kitapları da KünYayıncılık tarafından basıldı. Şiire özel bir ilgisi ve yeteneği vardı. Hem hece hem aruz hem de serbest tarzda yazılmış şiirleri vardır. Şiirlerinin bir kısmı “Gökten Yıldız Düşürmek” isimli kitapta toplanmıştır. Ali ağabey “Divan Edebiyatı” ile özel olarak ilgilenmiştir. Osmanlıca metinleri okumadaki kabiliyeti nedeniyle divan şiirine ve şairlerine özel mesai harcamış “Tokatlı Divan Şairleri”, “Trabzonlu Divan Şairleri”, “Ispartalı Divan Şairleri”gibi kataloglar oluşturarak bunları yayımlamayı projelendirmiştir. Daha da büyük projesi, bir anlamda hayali, Yozgat’ı eski irfanîderinliğine kavuşturmak olmuş ve bu yolda gayretler ortaya koymuştur.

Ali ağabey kendisini ön plana çıkarmayı sevmeyen, kabiliyetlerinin farkında olan ve fakat bunları daha çok eserlerinde gösteren, çevresindekilere, özellikle de edebiyat talebelerine yardımda son derece cömert olan, hesabî bir kişilikten öte hasbî bir şahsiyete sahipti. Dünyaya iltifatı yok denecek kadar azdı, Mustafa Çiftçi’nin ifadesiyle dünyaya iltifatı “bir beyaz kâğıdın ucundan tutmak” kadardı. Çok bunaldığı zamanlarda nasıl geri döneceğini düşünmeden, cebindeki parasının yeteceği kadarıyla, Türkiye’nin herhangi bir iline gider, oraları gezer, görürdü; böylelikle Türkiye’nin birçok ilini görmüştü. Vefalıydı; dostlarını, sevdiklerini ihmal etmezdi.

Ali ağabey Yozgat’ın kültür hayatına yaptıklarıyla büyük katkılar yapmıştır. Ömrü vefa etseydi çok daha büyük hizmetler yapacağı, yaptıklarından hareketle rahatlıkla söylenebilir. Ne var ki yakalandığı hastalık sonrasında genç denilecek bir yaşta, 44 yaşında, 23 Mayıs 2015 tarihinde vefat etti ve kabri Dayılı köyü kabristanlığındadır.”

Program, Hüseyin Hilmi Arslan’ın üç katılımcıya “Şehre kopuk Gülüşler” kitabından hediye etmesi ve kendisine de BEYDER Genel Başkanı Aydoğan Bilir tarafından Yusuf Karakaya’nın “Ayakta Kalan Köy Odaları” isimli kitabının takdimiyle sona erdi. 

Yeniufuk