Ahmet Emin Seyhan

Ahmet Emin Seyhan

Ayasofya’nın Cami Kalması İçin Yapılması Gerekenler!

A+A-

Her zaman slogan atmak kolaydır ama çalışmak ve üretmek ise zordur. İnsanlar, birilerinin peşine takılıp yürüyüş yapmayı, bağırıp çağırmayı marifet zannetmeye başlamış ve sadece bunu yapmakla yetiniyorlarsa, o ülkede huzur ve istikrarın devam etmesi, gelişip kalkınmanın sürdürülebilmesi mümkün değildir.

Ayrıca böyle bir ülkeyi kimsenin kendine rol model alması da söz konusu olamaz. Hele bu ülkenin mensuplarının kahir ekseriyeti müslüman olduklarını söylüyorlarsa, onların çok daha dikkatli olmaları bir zorunluluktur. Kısacası laf değil iş üretmek lazımdır. Gösteri yürüyüşleriyle her şeyin bitmediğini aksine yeni başladığını bilmek gerekir. Dolayısıyla Ayasofya’nın tekrar ibadete açılabilmesi, açılmışsa da tekrar kapatılmaması için yapılması gerekenler vardır. Bunları yapmadan bağırıp çağırmak, gösteriler düzenlemek, yılda bir kez sabah namazını cemaatle camide kılmak, fiilî duayı rafa kaldırıp sözlü dua ile yetinmek geçici yöntemlerdir ve nihai hedefe ulaşmada bunlar gerekli, ama asla ve kat’a yeterli değildir.

Kanaatimizce Fatih Sultan Mehmet Han’ın vasiyetine uygun olarak Ayasofya Camii’nin tekrar ibadete açılması, açılmışsa da kapatılmaması için şunların yapılması gerekir:

1. Türkiye, en kısa zamanda dünyanın ilk beş büyük ekonomisi arasına girmeli ve bu, sürdürülebilir olmalıdır. Aksi halde hayaller hiçbir zaman gerçekleşmeyecek, gerçekleşse bile ters bir rüzgârla her şey eskiye dönebilecektir.

2. Türkiye’nin özellikle savunma sanayiinde dışa bağımlılıktan kurtulması, kendi savaş uçağını, helikopterini, silahını, tankını, topunu, füzesini, uydusunu vs. mühimmatını bizzat kendisinin üretmesi şarttır. Mesela dünyadaki okyanuslarda dolaşan, barış ve adalete hizmet eden en az elli (50) tane askerî uçak gemisinin olması ve her bir gemide görev yapan yetişmiş beş bin (5000) personelin bulunması gerekir.

3. Türkiye’nin kendine ait marka ürünlerinin olması kaçınılmazdır. Bunlar yolcu uçağı, helikopter, otomobil, hızlı tren markaları başta olmak üzere her alanda üretilen ve dünyanın her ülkesinde satılan markalar olmalıdır. Bu markaların sayısı ne kadar fazla olursa, her şeyin o kadar iyi ve güzel olacağı ve hedeflere çok daha kısa sürede ulaşılacağı açıktır.

4. Türkiye’de enflasyonun eksi seviyelerde olması, işsizliğin sıfır düzeyde seyretmesi gerekir.

5. Ülkede hiçbir fakirin kalmaması, milli gelirin rekor seviyelerde olması, hiçbir ekonomik sorunun bulunmaması, sadaka ve zekâtların dünyanın başka coğrafyalarındaki muhtaç insanlara gönderilmesi gerekir.

6. Kur’ân’ın doğru anlamıyla buluşmuş, Hz. Peygamber’in savunduğu şaşmaz ilkeleri özümsemiş, İslam’ı en güzel şekilde temsil ve tebliğ edecek ve yeryüzünde barış ve adaleti tesis edecek genç nesillerin yetiştirilmesi, böyle bir eğitim düzeyinin yakalanması ve bunun sürdürülebilir olması şarttır.

7. Milli birlik ve beraberliğin tesis edilmesi ve din kardeşliğinin pekiştirilmesi elzemdir. “Türkiye vatandaşlığı” temelinde bir araya gelen her dilden, dinden, ırktan ve mezhepten insanın “Türkiye Cumhuriyeti” için canla başla çalışması ve birbirlerini “insan kardeşi olarak” sevmeleri zarurettir. Bunu temin edecek bir Anayasanın yapılması kaçınılmazdır. Aksi halde ülke yerinde saymaya devam edecek, hayaller hiçbir zaman gerçekleşemeyecek, bazı hayaller gerçekleşse bile sürdürülebilir olmayacaktır.

8. Ülkedeki tüm binaların/yapıların/köprülerin/otobanların en az dokuz (9) şiddetindeki depreme dayanıklı yapılması, sellere karşı her türlü önlemin alınması, kasırga ve hortumlara karşı binaların sağlam yapılması şarttır. Ayrıca ülkenin her tarafında binlerce kişinin sığınabileceği dev sığınakların inşası, kuraklık ve kıtlık ihtimaline karşı ülkeye en az on yıl yetecek yiyecek, içecek ve ilaç stoklarının hazır bulundurulması elzemdir.

9. Ülkede eğitim, sağlık, emniyet ve adalet vs. konularında hiçbir sıkıntının bulunmaması, her türlü problemin en kısa sürede çözülmesi, hepsinin mükemmel şekilde işlemesi ve bu konuda da tüm dünyaya model olunması lazımdır.

10. Dünyada sözü dinlenen, sözüne güvenilen, itibarlı, hukukunun üstünlüğünü savunan, bunu gerçekleştireceğinden şüphe duyulmayan, “örnek gösterilen süper güç” olmak için gece ve gündüz durup dinlenmeden çalışmak lazımdır.

İşte tüm bunları ve daha nicelerini gerçekleştiren, dünyaya İslam’ı doğru tanıtıp temsil eden mü’minler, şehit Fatih Sultan Mehmet Han’ın vasiyetine uygun olarak Ayasofya Camii’ni yeniden ibadete açabilir, açmışlarsa da tekrar kapatılmasını engelleyebilir.

Bu saydıklarımızı yapmak için çalışıp çabalamayan, boş boş oturan, dedikodu yapan, birbirlerinin kuyusunu kazan, emaneti ehline vermeyen, mezhepçilik yapan, ilke eksenli değil çıkar eksenli hareket eden, her zaman işin kolayına kaçan, yaptığı işin hakkını vermeyen ve bedel ödemeyi göze almayanlar ise sadece sloganlarla kendilerini avutabilir.

Oysa çok sevdiklerini iddia ettikleri Hz. Peygamber; “Allah katında güçlü mü’minin, tembel ve pasif mü’minden her zaman hayırlı ve sevimli olduğunu” söylemiş, ashabını bu konuda uyarmış, kendisi de bu duyarlılığa sahip bilinçli ve çalışkan bir toplum yetiştirmeye ömrünü adamıştır. Dolayısıyla Hz. Peygamber’i sevdiğini iddia eden mü’minlerin, bu konuyu yeniden düşünmeleri ve bir saniye bile boş durmaksızın yukarıdaki hedefleri gerçekleştirmek için canla başla çalışmaları gerekir.

Sonuç olarak, yukarıda sayılan hedeflere ulaşmak için herkes üzerine düşen vazifeyi en güzel şekilde yapmalıdır. Muhteşem bir törenle ibadete açılan Ayasofya Camii kıyamete kadar cami olarak hizmet vermeye devam etmeli ve bir daha kesinti olmamalıdır. Bu satırların yazarı, umudunu hiçbir zaman kaybetmemiştir. Onun amacı, şu ana kadar elde edilen kazanımların heba edilmemesi için aklı başında müslümanları dikkatli ve uyanık olmaya çağırmaktır. Zira mü’min zaferden değil, seferden sorumludur. Acele etmek şeytandan, teenniyle hareket etmek ise Rahman’dandır. Şurası bir gerçektir ki, Yüce Allah’tan ümidini kesenler “hakikatin üzerini örtenler” ile “Yüce Allah’tan başka varlıklara kulluk eden nankörler/müşrikler” topluluğundan başkası değildir. (05.06.2014)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.