Ahmet Emin Seyhan

Ahmet Emin Seyhan

Ampulü Bulan Edison Cennetlik midir?

A+A-

Ampulün mucidi Edison’un cennetlik olup olmadığı konusu yıllarca tartışılmış ve iki görüş ortaya çıkmıştır. Birinci görüşe göre “Edison cennetliktir”; ikinciye görüşe göre ise “Edison cehennemliktir.”
İlk görüşü savunanlar; “Bize göre Edison’un yeri cennettir. Çünkü onun icat ettiği ampuller yolları, evleri, camileri aydınlatıyor. Bu ışık sayesinde dileyen Kur’ân okuyabiliyor.

Öyleyse ampul ışığında yapılan ibadetlerden ona da pay vardır, bu sevaplar sayesinde Edison cennetliktir” diyerek onun cennetlik olduğunu ileri sürmüşlerdir.


Tam tersi görüşü savunanlar ise onun yerinin cehennem olduğunu, zira nasıl uçak bileti olmayanlar uçağa alınmıyorsa, nasıl pasaport olmadan ülkelerarası seyahat etmek mümkün değilse “cennetin biletinin/pasaportunun da kelime-i tevhîd (Lâ ilahe illallah Muhammedün Resûlüllah) olduğunu”, bu gerçeğe inanmayanların da hiçbir şekilde cennete girebilmelerinin mümkün olamayacağını söylemiş ve bu görüşü şiddetle reddetmişlerdir.


Ayrıca onlar; “Eğer ampulün ışığında yapılan ibadetlerden Edison’a da bir sevap/pay ayrılacaksa bu ampulün altında işlenen günahlardan da ona bir pay/günah yazılmasının akla ve mantığa uygun olacağını” ifade etmiş, ahirette mükâfat/ödül elde etmek için “Allah’a ve ahiret gününe sağlam ve sarsılmaz imanın şart olduğunu” belirtmişlerdir.

(Nitekim bir bankada hesap açtırıp hesaba para yatırmayanların ihtiyaç anında bankadan para çekebilmeleri nasıl mümkün değilse ahirete inanıp oraya yatırım yapmayanların da mahşer günü Yüce Allah’tan cenneti isteyebilmeleri mümkün değildir; zira böyle bir hakları yoktur.)


İlk görüşü savunanlar biraz da öfkelenerek; “Edison tabi ki cennetliktir. Cennet sizin babanızın tapulu malı değildir!” diyerek onu cennete sokmaya çalışmış, karşıt görüştekiler ise; “Cennet tabi ki bizim babamızın tapulu malı değildir; orada bize yer kalmayacak gibi hiçbir endişemiz de zaten yoktur; Yüce Allah dilerse Edison’u da cennete koyabilir”, ancak bizzat Allah Teâlâ’nın kendisi Kur’ân’da müşrikleri/kâfirleri/münafıkları/zalimleri “deve iğnenin deliğinden geçmedikçe cennete koymayacağını” (A’râf, 7/40) haber vermektedir, demişlerdir.


(Bu arada devenin/halatın iğnenin deliğinden geçmesi nasıl imkânsız ise kâfirlerin de cennete girmelerinin imkânsız olduğunu anlatan bu teşbihi doğru anlamayan bazı hoca müsveddeleri/çakma ilahiyatçılar “devenin iğnenin deliğinden ışınlanarak geçirilebileceğini” iddia etmiş ve kafirleri zorla cennete sokmaya çalışmışlardır. Böyle bir teşbihi anlamaktan aciz kişilerin “İslam âlimi” olmaları mümkün değildir ve bu görüşün ciddiye alınır hiçbir tarafı da yoktur.)


Dolayısıyla Edison’un cennetlik olduğu görüşünü reddedenler, asırlar önce bildirilen bu gerçeği hatırlatarak sahte hülyalara dalanları uyaranlara teşekkür etmek yerine onları “Cennet sizin babanızın tapulu malı değildir” gibi komik bir gerekçeyle susturmaya çalışanların bu gerekçelerinin doğru olamayacağını belirtmişlerdir.


İlk görüşü savunanlar “Hay Allah ampulü icat eden Edison’dan razı olsun!” diyerek insanların sürekli ona hayır dua ettiğini, bu dualar sayesinde onun da cennete gideceğini iddia etmişlerdir. Buna cevap verenler ise her ne kadar insanlar ona hayır dua etseler de bu duaların hiçbir karşılığının olamayacağını, zira “Hz. Nuh’un inanmayan oğluna (Hûd, 11/45-46), Hz. İbrahim’in müşrik babası Âzer’e (Tevbe 9/113-114), Hz. Muhammed’in de münafıkların reisi Abdullah b. Ubey’e mezarı başında yaptığı duanın kabul edilmediğini” (Tevbe 9/84) bizzat Kur’ân’ın haber verdiğini, dolayısıyla Edison için yapılan duanın hiçbir anlamının olamayacağını, onun mükâfatını bu dünyadayken aldığını, zira inanmayarak bütün kredisini tükettiğini” ifade etmişlerdir.


Ayrıca onlar “Kur’ân’da Yüce Allah’ın mü’minlere hitaben “cehennemi hak eden kâfirler/müşrikler/fâsıklar kendi yakın akrabaları bile olsa onların bağışlanmaları için dua etmelerinin doğru olmayacağını” haber verdiğini (Tevbe 9/113) ve “Edison için yapılan duanın Yüce Allah’ın bu emrine alenen karşı gelmek olacağını, mü’minlerin de bu tür dualar yapmaktan şiddetle men edildiğini” belirtmişlerdir.


İlk görüş sahipleri “Her ne kadar Edison kâinatı yoktan var eden Yüce Allah’ı aramamış, bulmamış veya O’nu bilerek inkâr etmişse de insanlığa çok büyük hizmetler etmiştir; onun bu emeği asla karşılıksız kalmayacaktır” diyerek hâlâ onun cennetlik olduğunu iddia etmişlerdir.


Buna cevap verenler ise “insanlar Edison gibi büyük ilmi keşifler yapan, radyoyu, tv’yi, bilgisayarı, cep telefonunu, röntgen ve tomografi cihazlarını, otomobil, uçak, tren ve benzeri bütün faydalı aletleri icat edenlere sürekli teşekkür etseler de bu mucitlerin kalplerinden geçenleri, inançlarını, niyetlerini, samimiyetlerini, amaçlarını en iyi Yüce Allah’ın bildiğini, dolayısıyla onların mükafatlarını bu dünyadayken aldığını, ahirette nasiplerinin kalmadığını” ayetlere dayanarak (Yûnus, 10/7-8; Hûd, 11/15-16; Şûra, 42/20) ifade etmişlerdir. Ayrıca bu gibi kimselerin belki de farklı derecelerdeki cehennemde azabı daha az olan bölümlerde yanmalarının söz konusu olabileceğini de belirtmişlerdir.


Sonuç olarak, Kur’ân’ın ilkelerini göz ardı eden bazı müslümanlar bilerek veya bilmeden Edison da dâhil olmak üzere insanlığa icatlarıyla/keşifleriyle hizmet eden bütün “inançsız bilim adamları” için dua etseler de, onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanmadıkları, Yüce Allah’a kulluk etmedikleri, O’na şirk koştukları için hiçbir şekilde cennete girebilmeleri mümkün olamayacaktır. Çünkü cennete girmek, “ancak ve ancak sağlam ve sarsılmaz iman, Allah Teâlâ’ya kulluk, O’nun rızasını ve mağfiretini kazanacak sâlih amellerle” mümkündür. (17.07.2009)
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.